Anestezi, kelime anlamı olarak “hissizlik, duyusuzluk” demektir. Eskiden Narkoz olarak da Anestezi, ameliyatın çok önemli bir parçasıdır.
Anestezi, ameliyat öncesi, sırası ve sonrasını kapsayan, ameliyat süresince ağrı duyulmaması, güvenlik, konfor ve ameliyattan sonra süreci hatırlamamayı sağlayan bir dizi tıbbi uygulamaya verilen isimdir. Anestezi uzmanı, ameliyat sırasında, ağrıyı ve bilinci kontrol etmenin yanı sıra solunum, dolaşım gibi yaşamsal işlevleri izler ve gerektiğinde tedavi eder. Bu nedenle Anestezi Uzmanı her bakımdan hastanın koruyucusudur.
Ameliyat Öncesi: Anestezist; ameliyat öncesi anestezi polikliniğinde hastayı değerlendirir, sağlık durumunu inceler. Muayenelerinin sonucunda hastaya en uygun anestezi yöntemini seçer. Süreci ve yapılacakları hastaya anlatır ve hastanın sorularını yanıtlar.
Ameliyat Süresince: Ameliyat boyunca hastanın yanındadır, ağrı duyulmaması için gerekli ilaçları verir, kalp, akciğer, böbrekler ve diğer organların düzenli çalışmasını izler, gerekli tedavileri yapar.
Ameliyattan Sonra: Anestezist yalnız uyutmakla değil, aynı zamanda uyandırmakla da görevlidir. Ameliyat sırasında verilen ilaçların etkisinden kurtulma, ameliyattan sonra da ağrı duyulmaması ve sağlıklı kalma için gerekli bakım ve tedavilerin hazırlığını yapar ve uygular.
Anestezi, kişinin ameliyat olabilmesini sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Ameliyatın güvenli ve sağlıklı olabilmesi, hastanın işlem esnasında ağrı duymaması ve cerrahın da rahat çalışabilmesi için, tıbbi ilaçlar kullanarak hastanın vücudunun uyuşturulması anestezi olarak tanımlanıyor.
Anestezinin üç türü var; genel, bölgesel ve lokal anestezi. Genel anestezide tüm vücut uyuşturuluyor ve hastanın bilinci kapanıyor. Vücudun belden aşağısını, kol ya da bacak gibi belli bir bölgesini uyuşturma işlemine ise bölgesel anestezi deniliyor. Bu yöntemde ise hastanın bilinci açık iken girişim yapılıyor.
Lokal anestezi de daha küçük bir bölgenin uyuşturulmasıyla yapılıyor. Örneğin benlerin alınması gibi küçük işlemlerde bu yöntem uygulanıyor.